Sağlık

PARKİNSON'A HAREKETLE DİRENİN!

Sibel Meral / AjansHaber

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Aynur Özge, Parkinson tanısı koyulan hastaların çok iyi bir egzersiz programı yapmaları gerektiğini ve düzgün bir egzersiz programına girerlerse uzun vadede çok büyük avantaj sağlayacaklarını söyledi.

Özge, Parkinson’un sadece bir yaşlılık hastalığı olmadığını 40 yaşından sonra her 250 kişiden birinin, 65 yaş sonrası içinse her 100 kişiden birinin bu hastalığa yakalandığını belirtti.

Özge, Parkinson hastalığı ile ilgili AjansHaber’e şu değerlendirmelerde bulundu:

Parkinson, beyindeki hareketin ince koordinasyonunu sağlayan sitemin arızalanması sonucu yaşanan ilerleyici beyin hastalığı. Beyinde motor hareketlerimizin ince koordinasyonunu yapan bir sistem var. Bir şeyi almak için uzanırken o nesneye metrik bir noktada uzanmamızı sağlayan, elimizde bir objeyi tutarken nesneyi daha dengede tutmamızı sağlayan bir fonksiyon sistemimiz var. İşte bu fonksiyonların aksaması sonucuna Parkinson diyoruz. İlerleyici, yıkımla giden bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

İlerlediği durumlarda ellerde titreme en temel bulgular arasında. Bir diğer sorun hareketin başlatılması sırasında yaşanan zorluk. Kişi gündelik hareketleri yapmak istediğinde çok zor ve ağır bir şekilde yaparlar. Aynı zamanda kasların olağan sertliğinin üzerinde bir sertlik durumu oluşur bu da eklemlerin esnekliğini azaltıyor. Ayakta durdukları zaman ayakta durma dengeleri bozuluyor.

TEK BİR SEBEBE İNDİRGEMEK DOĞRU DEĞİL

Parkinson hastalığı tek bir sebebe indirgemek doğru değil. DNA’yı etkileyen olay genetik olarak da düşük bir oranda edinilmiş olduğu gibi, sonradan kazanılan bir soruna bağlı olarak hareket sisteminde aracı maddeler yeteri kadar üretilemiyor. Üretilmediği durumda bu hareket aksaklıkları yaşanır. Bu üretimin azalmasının özünde de sinir hücrelerinin kendi ölüm fermanlarını imzalayacak bazı toksinlere maruz kalmasıdır. Bunu tamamen hücre içerisindeki dengenin bozulması diye özetleyebiliriz.

TETİKLEYİCİ UNSURLAR

Böyle bir durumla karşılaşıp karşılaşmamak durumu önceden tahmin edilememekte. Kişi bu hastalıktan kaçınmak için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve yaşam tarzında değişikliklere başvursa da hastalıktan kendini koruyamayabilir. Gerekli vitaminlerin alınması, dengeli beslenme, düzenli egzersiz bu süreci ancak erkene ya da geçe almak konusunda etkin. Yani 40 yaşında Parkinson olmakla 65 yaşında olmak aynı şey değil. Bizim birey olarak değiştirebileceğimiz sadece bu hastalığa yakalanmak için seçilmiş şanssız kişilersek bunun erken ya da geç dönemde çıkmasına etkimiz olabiliyor. Ama yaşamımıza dikkat etmemiz demek kesinlikle Parkinson’a yakalanmayacağız anlamına gelmiyor. Böyle bir korunma mekanizması yok.

HER TİTREME PARKİNSON BELİRTİSİ DEĞİL

Normal motor hareketlerin, gündelik hayatta yaptıkları işleri daha yavaş yapmaya başlamalarıyla Parkinson’dan şüphelenilir. Ellerde titreme tek başına Parkinson sebebi olmadığı gibi bir belirti olarak karşımıza çıkabilir. Her titreme Parkinson diye anlaşılmamalı. Parkinson hastalığının belirli bir titreme özelliği var buna dikkat edilmeli. Hastalığa yakalanmış kişiler yürürken normalde ellerde kollarda belirli bir salınım olur eğer bu salınım azaldıysa bu da bir belirti olabilir. Aynı zamanda kaslardaki sertlik nedeniyle eklem hareket genişliği azalır. Bu nedenle kişiler gündelik işlerini yaparken daha yavaş hareket edip, kısa küçük adımlar atmaları, vücutları öne doğru pozisyon alırken hafif bir kamburlaşma oluşur. Zaman zaman kendi kontrolleri dışında adımları kendiliğinden elinde olmaksızın hızlanabilir. Normalde sıkıntısız yapılan işlerde aksama görülmesi belirtiler arasında yer alabilir.

KENDİ YAŞITLARINA ORANLA…

Sadece yavaş hareket etmeyle kalmaz ani tansiyon düşmeleri, iç organlarının dengesinin bozulması, tükürüklerin çok artması da belirtilerden. En önemlisi Parkinson hastaları kendi yaş aralarında ve Parkinson’a yakalanmamış yaşıtlarına göre daha erken bir şekilde unutkanlık sorunuyla karşılaşırlar. Unutkanlık bu insanlarda daha sık ve erken ortaya çıkar.

YAŞLILIK HASTALIĞI DEĞİL

40 yaşından sonra her 250 kişiden biri Parkinson hastası olmaya aday. 65 yaş sonrası için her 100 kişiden biri bu hastalığa aday. Erkeklerde 3’te 2 daha çok görülür. Sadece bir yaşlılık hastalığı değildir. 40 yaş sınırı kişilerde de görülebilir. Bu duruma erken yaşta görülen Parkinson hastalığı denilir. En önemli unsur “erken tedavi”. Erken teşhis hem hastanın yaşam kalitesini arttırır hem de yaşam süresini uzatır, bu en önemli nokta. Verilen ilaçların, tedavinin sürekliliği önemli bir unsur.Hastalığın ilerlemesiyle beraber tedavinin güncellenmesi şart.

PARKİNSON’A HAREKETLE DİRENİN

Tanı koyulduğundan itibaren bu hastaların çok iyi bir egzersiz programına koyulmaları gerekli. Çok düzgün bir egzersiz programına girerlerse uzun vadede çok büyük avantaj sağlanmış olur. Aynı zamanda bu insanların diyetlerini ve yaşam şekillerini düzenlemeleri gerekiyor. Doğru beslenmeleri, doğru bir yaşam stilinde psikolojik destek verilmeleri gerekiyor. Bu insanların belki hastalığa yakalanmalarını önleyemeyiz ama Parkinson olduktan sonra yaşadıkları sıkıntıları büyük oranda azaltabiliriz. Stres Parkinson’a tek başına sebep olmamakla beraber tetikleyebilir.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.

 

Kaynak: AjansHaber