Ekonomi

VERGİDE YENİ DÖNEM! ARTIK UZLAŞMA YOK!

Yeni Vergi Usul Kanunu taslağına göre artık bariz bir hata, yanılma yoksa ‘vergi aslında uzlaşmaya’ kapı tamamen kapatılıyor. Yasa bu haliyle geçerse şirketlerin önündeki tek seçenek olarak yargı yolu kalıyor.

Yeni hükümetin vergi alanında yapacağı en önemli düzenlemelerden birisi olan yeni Vergi Usul Kanunu taslağı ortaya çıktı.

Yeni kanun tasarısının en önemli maddelerinden birisi şirketler için can simidi olan ‘uzlaşma’da anaparaya dokunmayı yasaklama oldu. Bu durum uzlaşma makamının da ortadan kalkmasını sağlayacak riskler içeriyor.

Maliye Bakanlığı’nın vergi denetçileri, uzmanları şirketlere ceza kestiğinde bir verginin aslı bir de bir kat cezası oluyor. Verginin haksız kesildiğini düşünen şirketler hem vergi aslında hem de cezada indirim sağlamak için Maliye ile ‘uzlaşma’ya gidiyor. Uzlaşmalar sonucu şimdiye kadar vergi aslının yaklaşık yüzde 40’ı cezaların ise yüzde 98’inin silindiği açıklanan rakamlarda kendini gösteriyor.

UZLAŞMA İÇİN 4 ŞART ÖNE SÜRÜLDÜ

İşte şimdiye kadar şirketlere kesilen cezaların anaparasının yaklaşık yüzde 40’ı silinmişken yeni tasarıda uzlaşmada vergi aslına dokunulması için ancak 4 çok önemli nedenin olması gerektiği belirtiliyor.

Bunlardan ilki bariz bir vergi hatasının bulunması, ikincisi uzlaşma konusunda aksi yönde bir yargı kararı olması üçüncüsü yine ‘yanılma’ halinin bulunması. Yanılma hali ise tebliğ ve yönetmeliğin değiştiğinden haberi olmayan denetçinin ceza yazmasını açıklıyor. Dördüncü ve son olarak da eğer ceza ile ilgili hukuki değerlendirme vergi kanunlarına, kararname, tüzük ve yönetmeliğe aykırı ise raporun yeniden değerlendirilmesi için Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu’na gönderildiğinde komisyon tarafından cezanın bu yasal düzenlemelere aykırı olduğunun belirtilmesi halinde ana parada indirim yapılabilecek.

MAHKEMELER DAVA İLE DOLUP TAŞIYOR

Yeni kanuna göre bu 4 şartın dışında uzlaşmada artık anaparada indirim yapılmayacak. Ancak hesap hatası, yanılma ve kanunlara aykırı bir ceza kesilmiş ise anapara tartışma konusu olacak. Bu durumun zaten bir türlü sonuçlandırılamayan vergi mahkemelerinin yükünü çok fazla artıracağı ve sistemin işlemez hale gelebileceği ifade ediliyor. Şirketlerin vergi aslında indirim olmaksızın mahkemeye gitme yolunu seçmesi kaçınılmazken uzlaşma komisyonlarının işlevleri de tartışılır hale gelecek.

İSPAT YÜKÜ ARTIK MALİYE'DE DEĞİL MÜKELLEFTE

Yeni kanunun mükelleflerin aleyhine olan bir başka maddesi ispat ile ilgili. Kanun ile vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ifade edilirken vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı kaydediliyor. Ancak halen yürürlükteki kanunda “İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir” cümlesi ile ispat yükü iddia edene bırakılırken taslakta ise ispat yükü mükellefe bırakılıyor. Yani yürürlükteki kanunun tam tersi bir anlayış benimseniyor.

VERGİ CEZASI, VERGİNİN 2 KATINA KADAR ÇIKACAK

Yeni taslaktaki önemli değişikliklerden birisi de vergi cezasının ‘resen’ vergi kesilmesi durumunda cezanın iki katına çıkması. Ancak herhangi bir vergi incelemesinde bulunan matrah farkı nedeniyle kesilen ceza şimdi olduğu gibi ödenmeyen verginin bir katı tutarında olacak. Maliye eğer kendisi sizin ödemeniz gerektiği bir alanda hiç vergi ödememiş ve bunu da idare tarh etmişse bu takdirde cezanız iki kat olacak. Hatta kanunun kaçakçılık suçunu işleyen maddesine girerseniz bu tekirde ceza tam üç kata çıkacak. Kaçakçılık defter ve kayıtlarda hile yapılması, gerçek olmayan kişiler adına hesap açılması, ikinci bir defter ve kayıt tutulması, kayıtların tahrif edilmesi ve gizlenmesi olarak sayılıyor.

CEZALARDAKİ BÜYÜK DÜŞÜŞLER TEPKİ TOPLAMIŞTI

Yeni Vergi Usul Kanunu taslağındaki, vergi cezalarında ‘ana para için belli şartların dışında uzlaşma kapısının’ kapanması önümüzdeki günlerde çok tartışılacak görünüyor. Ancak geçmiş dönemde bazı şirketlerle yapılan uzlaşmalarda ana para ve cezaların büyük oranda silinmesi tepki toplamıştı.

SURİYE, RUSYA MADDESİ DE GELDİ

Yasada vergi ödenmediği takdirde ceza alınmamasını sağlayan mücbir sebeplere iki ayrı konu daha eklendi. Bunlardan ilki olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen yabancı memleketlerde faaliyette bulunan mükellefler için bu durumun mücbir sebep olarak değerlendirilmesi oldu. Böylece örneğin Suriye Rusya gibi ülkelerdeki risk mücbir sebebe sokuldu. İkinci mücbir sebep hali ise mali müşavirlerin ölmesi veya iş yapamaz hale gelmesi

Taslak halen geçerli yasadaki üç maddeyi kaldırarak vergi uzlaşmalarını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Aşağıdaki 3 madde şirketlerin her koşulda uzlaşmaya gitmelerini sağlıyordu.

-Mükellefin kanunu gereği kadar bilmediği için vergi kaybına neden olduğunu iddia etmesi.

-Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya muhatap olanların yanılmış bulunmaları.

-Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan ortalama kâr haddi ve gider esası hükümlerine göre vergi tarih olunmuşsa.