1 gün önce
Eskiden "taşınmak" denildiğinde akla ilk gelen görüntüler; sırtında ağır buzdolabı taşıyan yorgun işçiler, dar merdiven boşluklarında çizilen mobilyalar ve kaybolan kolilerdi. Ancak 2025 yılı itibarıyla lojistik sektörü, Endüstri 4.0 devriminden nasibini aldı. Artık İstanbul Anadolu Yakası evden eve nakliyat hizmeti, "beden gücü"nden ziyade "teknoloji yönetimi" işine dönüşmüş durumda.
Yeni nesil taşımacılıkta süreç, daha kamyon kapıya gelmeden başlıyor. "Dijital Ekspertiz" uygulamaları sayesinde, müşteriler eşyalarının videosunu çekip firmaya gönderiyor. Yapay zeka destekli sistemler, eşya yoğunluğunu hesaplayarak en uygun araç boyutunu (1+1, 2+1 veya 3+1 uyumlu tır) ve gerekli ambalaj malzemesi miktarını belirliyor. Bu şeffaflık, taşınma günü yaşanabilecek "Eşya araca sığmadı" veya "Fiyat değişti" gibi sürprizleri %100 oranında ortadan kaldırıyor.
Özellikle İstanbul'un kentsel dönüşümle yükselen dikey mimarisinde, bina içi asansörlerin nakliye için kullanılmasına site yönetimleri izin vermiyor. İşte bu noktada, dış cepheye kurulan ve 25. kata kadar ulaşabilen modüler asansör sistemleri devreye giriyor. Anadolu Yakası'nın hızla gelişen ilçelerinde, örneğin Pendik asansörlü ev taşıma operasyonlarında bu asansörlü araçlar, hem taşınma süresini 4 saate kadar düşürüyor hem de eşyaların bina içinde çarpma riskini sıfıra indiriyor.
Teknoloji sadece hızı değil, güveni de getiriyor. Barkodlu etiketleme sistemleri sayesinde hangi kolinin hangi odaya ait olduğu ve içinde ne olduğu dijital ortamda kayıt altına alınıyor. Geleneksel yöntemlerin yerini alan bu modern lojistik anlayışı, taşınmayı stresli bir zorunluluk olmaktan çıkarıp, profesyonel bir hizmet deneyimine dönüştürüyor.