Marka başvurusunun reddi: ret gerekçesi savunma yolunu belirler
TÜRKPATENT'ten gelen ret kararı tek bir cümleyle özetlenmiş görünür, ancak dayandığı gerekçe iki ayrı hukuki mekanizmadan birine aittir. Sınai Mülkiyet Kanunu marka başvurusunun reddini mutlak ret nedenleri ve nispi ret nedenleri olarak ikiye ayırır. Mutlak ret nedenleri işaretin kendisiyle ilgilidir ve Kurum tarafından resen incelenir. Nispi ret nedenleri ise önceki bir hak sahibinin itirazı üzerine gündeme gelir. Kararın hangi gruba girdiği bilinmeden hazırlanan itiraz, çoğu zaman yanlış delili tartışır.
Ret kararı çoğu zaman başvurunun tamamını kapsamaz. Kurum, listedeki bazı mal veya hizmetler bakımından başvuruyu reddedip kalan bölüm için işlemi sürdürebilir. Kısmi ret kararında hangi kalemlerin ayakta kaldığı, hem itirazın kapsamını hem de markanın fiilen hangi alanı koruyacağını doğrudan etkiler.
Mutlak ret ile nispi ret arasındaki işleyiş farkı
Bu iki grup yalnız isim olarak değil, işleyiş olarak da ayrılır. Aradaki fark, ret kararının süreçte ne zaman geldiğini ve savunmanın kime karşı kurulacağını belirler.
|
Ölçüt |
Mutlak ret nedenleri |
Nispi ret nedenleri |
|
Kaynağı |
İşaretin kendi niteliği ve kamusal yarar |
Önceki bir kişinin hakkı |
|
İnceleme biçimi |
Kurum resen inceler |
Kural olarak yayıma itiraz üzerine incelenir |
|
Zamanlama |
Bültende yayımdan önce |
Bültende yayımdan sonraki itiraz süresinde |
|
Karşı taraf |
Yalnız Kurum |
İtiraz eden hak sahibi |
|
Aşma araçları |
Kullanım sonucu ayırt edicilik, muvafakatname, liste sınırlandırma |
Karşı görüş, kullanım ispatı talebi, liste sınırlandırma, muvafakatname |
Türk sisteminin sık gözden kaçan bir yanı, önceki tarihli aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların mutlak ret nedenleri arasında sayılmasıdır. Bu nedenle hiç kimse itiraz etmemişken bile, sicilde aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlerde çok yakın bir marka bulunduğu gerekçesiyle ret kararı çıkabilir. Daha uzak benzerlikler, yani karıştırılma ihtimali düzeyindeki tartışmalar ise ancak itiraz edilirse incelenir.
Mutlak ret nedenleri işaretin kendisinden doğar
Bu gruptaki nedenlerin ortak yanı, ret sebebinin başka bir kişinin hakkından değil, işaretin niteliğinden kaynaklanmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:
• Ayırt edici niteliği bulunmayan, bir işletmenin mallarını diğerlerininkinden ayırmaya elverişli olmayan ibareler
• Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer veya coğrafi kaynak belirten tanımlayıcı ibareler
• Herkesin kullanımına açık olan ya da belirli bir meslek veya ticaret grubunda yerleşik hale gelmiş işaretler
• Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltacak nitelikteki işaretler
• Malın doğasından doğan, teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekiller
• Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı işaretler, dini değer ve semboller, yetkili merci izni alınmamış armalar ve nişanlar, tescilli coğrafi işaret içeren ibareler
• Önceki tarihli aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar
Savunmanın yönü hangi nedene dayanıldığına göre değişir. Ayırt edici nitelik eksikliği veya tanımlayıcılık gerekçe gösterilmişse kanun bir çıkış yolu tanır: başvuru tarihinden önceki kullanımın işareti ilgili mal ve hizmetler bakımından ayırt edici hale getirdiği ispatlanabiliyorsa, bu gerekçelere dayanan ret aşılabilir. Önceki tarihli marka gerekçesiyle verilen kararda ise önceki marka sahibinin noter onaylı muvafakatnamesi dosyaya girdiğinde aynı sonuç doğar.
Marka tescil avukatı, ret kararını önce bu ayrım üzerinden okur; çünkü kullanım delili toplamakla işareti değiştirip yeniden başvurmak arasındaki tercih, itiraz süresi işlemeye başlamışken verilmesi gereken bir karardır.
Nispi ret nedenleri önceki hak sahibinin itirazıyla gündeme gelir
Başvuru mutlak ret incelemesini geçtiğinde Resmi Marka Bülteninde yayımlanır. Yayımdan itibaren iki ay içinde üçüncü kişiler itiraz edebilir. Nispi ret nedenleri yalnız bu itirazla ileri sürülür; Kurum bunları kendiliğinden araştırmaz. İtiraz gelirse başvuru sahibine görüşünü sunma imkânı verilir ve dosya iki tarafın delilleri üzerinden değerlendirilir.
• Önceki marka ile karıştırılma ihtimali, halkın iki işaret arasında bağlantı kurma ihtimalini de kapsar
• Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından izinsiz yapılan başvurular
• Tescilsiz bir işaret üzerinde başvuru tarihinden önce kurulmuş gerçek hak sahipliği
• Tanınmış markaların, farklı mal ve hizmetlerde bile itibarından haksız yararlanma veya ayırt edici karakterine zarar verme hallerinde korunması
• Başkasına ait isim, fotoğraf, telif hakkı veya başka bir sınai mülkiyet hakkını içeren başvurular
• Koruma süresi sona ermiş bir markanın sahibinin, kanunda öngörülen sınırlı süre içinde yapılan benzer başvurulara itiraz etmesi
• Kötü niyetle yapılan başvurular
Karıştırılma ihtimali değerlendirmesi iki işaretin görsel benzerliğine indirgenmez. Mal ve hizmet listelerinin örtüşme derecesi, hitap edilen alıcı kitlesinin dikkat düzeyi, işaretin bütün olarak bıraktığı izlenim ve önceki markanın ayırt edicilik gücü birlikte tartılır. Aynı kelimeyi taşıyan iki başvurudan birinin reddedilip diğerinin tescile gitmesi bu yüzden mümkündür.
Ret kararına karşı açık olan yollar
Ret kararı sürecin sonu değil, süreye bağlı bir aşamasıdır. İşleyiş şu sırayı izler:
1. Kararın gerekçesini ve kapsamını çözümleyin: hangi nedene dayandığı ve listenin tamamının mı yoksa belirli mal ve hizmetlerin mi reddedildiği
2. Kurum nezdinde karara itiraz edin: itiraz, kararın bildiriminden itibaren iki aylık süre içinde yazılı ve gerekçeli olarak yapılır ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir
3. Savunma zeminine uygun belgeyi dosyaya ekleyin: kullanım sonucu ayırt edicilik delilleri, noter onaylı muvafakatname veya mal ve hizmet listesinin sınırlandırılması
4. İtiraz üzerine verilmiş bir ret söz konusuysa karşı görüşünüzü sunun ve koşulları varsa itiraz sahibinden kullanım ispatı isteyin
5. YİDK kararı da olumsuzsa, kararın iptali istemiyle Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açın
Kullanım ispatı talebi, nispi ret savunmasının az bilinen ama işlevsel araçlarındandır. İtiraza dayanak marka, başvuru veya rüçhan tarihinde en az beş yıldır tescilliyse, başvuru sahibi itiraz edenden bu markayı itiraza konu mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullandığını ispat etmesini isteyebilir. Kullanım ispatlanamazsa itiraz reddedilir; kısmen ispatlanırsa inceleme yalnızca ispatlanan mal ve hizmetlerle sınırlı kalır.
Bu yolların ortak noktası süredir. Süre geçtikten sonra karar kesinleşir ve aynı işaret için yeniden başvuru yapmak, gerekçe ortadan kalkmadığı sürece ikinci bir ret kararıyla sonuçlanır. Yeniden başvuru ancak işaret, mal ve hizmet listesi ya da delil durumu değiştiğinde anlamlı olur.
Savunmada hangi belge neyi ispatlar
İtiraz dilekçesinin gücü, eklenen belgenin hangi hukuki iddiayı beslediğine bağlıdır. Aynı klasördeki evrak, farklı iddialarda farklı ağırlık taşır.
• Kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasında: başvuru tarihinden önceki döneme ait, işaretin marka olarak kullanıldığını gösteren ticari kayıtlar, tanıtım materyalleri, ambalaj ve satış belgeleri
• Gerçek hak sahipliği tartışmasında: her iki tarafın işareti ilk kez ne zaman ve hangi mal veya hizmette kullandığını tarihlendiren belgeler
• Kullanım ispatı talebinde: itiraz sahibinin markayı itiraza konu sınıflarda fiilen kullandığını gösteren, döneme yayılmış kayıtlar
• Karıştırılma ihtimali savunmasında: iki markanın mal ve hizmet listeleri, satış kanalları ve hitap ettiği alıcı kitlesi arasındaki farkı ortaya koyan bilgiler
Ret riskinin büyük bölümü başvurudan önce belirlenir
Ret kararlarının önemli kısmı, başvuru anında verilmiş üç karara dayanır: seçilen işaretin tanımlayıcılıktan ne kadar uzak olduğu, mal ve hizmet listesinin gerçek faaliyetle örtüşüp örtüşmediği ve sicilde benzer markaların önceden araştırılıp araştırılmadığı. Başvuru öncesi benzerlik araştırması bu üç kararı da tahmin yerine bilgi üzerine kurar.
Marka hukukunda idari süreç ile dava süreci iç içedir; başvuru aşamasındaki tercihler, sonradan açılacak davanın delil zeminini de belirler. Mia Hukuk & Danışmanlık çatısı altında Av. Meryem Ayık, Bursa Barosu'na kayıtlı avukat olmasının yanında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yetkilendirilmiş marka vekilidir; başvuru, itiraz ve dava aşamaları bu nedenle tek elden yürütülür.
Buradaki açıklamalar ret kararlarının genel çerçevesini anlatır. Hangi gerekçenin hangi delille aşılabileceği, başvurudaki işarete, mal ve hizmet listesine ve varsa itiraz eden tarafın dosyasına göre değişir; bu yüzden eldeki karar kendi belgeleriyle birlikte ayrıca değerlendirilmelidir. Ret kararı elinize ulaştıysa, itiraz süresi işlemeye başlamışken kendi dosyanız için hukuki danışma almanız yerinde olur.